Arş. Gör. Dr. Ayşe Seray Engin ile röportaj gerçekleştirdik!
İstanbul Gelişim Üniversitesi (İGÜ), Güzel Sanatlar Fakültesi (GSF), Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü öğretim elemanlarından Arş. Gör. Dr. Ayşe Seray Engin ile röportaj gerçekleştirdik. Arş. Gör. Dr. Ayşe Seray Engin, röportajda akademik hayatına yönelik sorulara cevap verdi.
Öncelikle kendinizi tanıtır mısınız? Eğitim hayatınızdan bahseder misiniz?
Lisans eğitimimi 2013-2017 yılları arasında İstanbul Beykent Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları alanında tamamladım. 2018 yılında İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Besin Hijyeni ve Teknolojisi Anabilim Dalı’nda yüksek lisans eğitimime başladım. Bu dönemde gastronomiyi; gıda güvenliği, beslenme bilimi, halk sağlığı ve sürdürülebilirlik gibi farklı disiplinlerle ilişkilendirerek ele aldım ve disiplinlerarası bir yaklaşımla bilimsel çalışmalar yürüttüm. Akademik yolculuğuma 2021 yılında İstanbul Gelişim Üniversitesi Gastronomi Anabilim Dalı’nda başladığım doktora programı ile devam ettim. Oldukça yoğun bir çalışma sürecinin ardından, 2025 yılı Aralık ayında doktora eğitimimi başarıyla tamamlayarak “Doktor” unvanını almaya hak kazandım.
Peki, akademiye yönelmeniz nasıl gerçekleşti?
Eğitim sürecim boyunca yalnızca mutfak uygulamalarına odaklanmakla kalmayıp, gastronomiyi akademik bir çalışma ve bilgi üretimi alanı olarak görmeye başladım. Bu süreçte eleştirel düşünme, akademik okuma ve araştırma temelli beceriler geliştirerek alanın kültürel ve toplumsal boyutlarına dair bir bilinç kazandım; söz konusu yönelim beni akademik kariyere taşıdı. Lisans eğitimimin hemen ardından akademik kariyer için gerekli sınavlara girdim. Yüksek lisans eğitimime başladıktan sonra ise 2020 yılında İstanbul Gelişim Üniversitesi’nde Araştırma Görevlisi olarak akademik kariyerime adım attım. Mesleğime duyduğum ilginin akademik çalışmalarla birleşmesi, beni sürekli öğrenmeye, disiplinlerarası üretim yapmaya ve öğrencilere değer katmaya teşvik etmektedir.
Doktora sürecinizi tamamladınız, tebrik ederiz. Bize doktora sürecinizden ve tez çalışmanızdan biraz bahsedebilir misiniz?
Öncelikle teşekkür ederim. Doktora süreci, benim için de her akademisyenin yaşadığı gibi yoğun bir süreç olarak geçti. Bu süreçte özellikle saha çalışmaları ve laboratuvar analizlerinin birlikte yürütülmesi, çalışmanın bazı aşamalarını daha da yoğun hâle getirdi. Ancak tüm bu zorluklara rağmen oldukça öğretici bir doktora süreci geçirdiğimi söyleyebilirim.
Ders döneminde gıda güvenliği, gıda alerjileri, alerjen yönetimi, nitel ve nicel araştırma yöntemleri gibi konulara yoğunlaştım. Danışmanım Doç. Dr. Murat Doğan’ın yönlendirmeleriyle yürüttüğüm tez çalışmamda, İstanbul ilindeki çeşitli pastanelerde açıkta, etiketsiz ve ambalajsız olarak satılan kurabiyelerde susam alerjeninin varlığını ve kalıntı miktarını inceledim. Aynı zamanda bu pastanelerde çalışan personelin gıda alerjilerine yönelik bilgi düzeyi, tutumları ve uygulamalarını değerlendirerek elde edilen bulguları birlikte analiz ettim.
Tezimin özgün katkısı, açıkta satılan ürünlerdeki susam alerjeni varlığı ile pastanelerdeki alerjen yönetimi uygulamalarını bir arada ele alarak mevcut durumu ortaya koymasıdır. Elde edilen bulguların, hem tüketici sağlığının korunmasına hem de pastanelerde alerjen farkındalığı ve gıda güvenliği uygulamalarının geliştirilmesine katkı sağlayacağını düşünüyorum.
Son olarak hem bölümümüzde okuyan öğrencilerimize hem de bu bölümü düşünenlere ne gibi tavsiyeler verirsiniz?
Gastronomi ve Mutfak Sanatları disiplini, yalnızca uygulamaya dayalı mutfak eğitimiyle sınırlı olmayan; kültürel çalışmalar, gıda tarihi, sürdürülebilirlik, gıda güvenliği ve turizm gibi pek çok alanla etkileşim içinde olan çok yönlü bir disiplindir. Bu doğrultuda öğrencilere en önemli önerim, kendilerini sadece mutfak becerileriyle değil, aynı zamanda entelektüel ve kültürel birikimleriyle de geliştirmeleridir. İstanbul Gelişim Üniversitesi olarak; uygulama mutfaklarımız, güçlü sektörel iş birliklerimiz, bütüncül müfredat yapımız ve düzenlediğimiz akademik ve mesleki etkinliklerle öğrencilerimizin hem mesleki hem de akademik gelişimlerini desteklemekteyiz. Ayrıca İstanbul’un gastronomik açıdan sunduğu zenginlik, öğrencilerimiz için önemli bir avantajdır. Bu imkânları etkin biçimde değerlendirmeleri, özellikle staj ve uygulama süreçlerine aktif katılım göstermeleri büyük önem taşımaktadır.