ARCHai SUMMIT 26’ etkinliğinin ikinci günü, mimarlık ve yapay zekâ ilişkisini daha derinlikli ve çok boyutlu bir çerçevede ele alan oturumlarla devam etti. Mimarlık disiplininde yapay zekâ teknolojilerinin yalnızca bir araç değil, aynı zamanda düşünme, üretme ve araştırma biçimlerini dönüştüren bir unsur haline geldiği vurgulanan etkinlikte, farklı konuşmacılar kendi uzmanlık alanları üzerinden bu dönüşümü değerlendirdi. Etkinlik boyunca, yapay zekânın mimarlıkta karar verme süreçlerinden tasarım pratiklerine, kuramsal tartışmalardan araştırma metodolojilerine kadar geniş bir yelpazede nasıl konumlandırılabileceği ele alındı. Böylece katılımcılar, mimarlık ve yapay zekâ ilişkisine dair çok katmanlı bir perspektif geliştirme fırsatı buldu.
I. Oturum: Mimarlıkta Yapay Zekâ ve Karar Verme Süreçleri
Saat 11.00–11.45 arasında gerçekleştirilen birinci oturumda Merve Akdoğan, “AI Decision Making: Bayesian Decision Theory and an Architectural Perspective” başlıklı sunumunu gerçekleştirdi. Bu oturumda, yapay zekâ destekli karar verme süreçleri mimarlık perspektifi üzerinden ele alındı. Özellikle Bayesyen karar teorisi çerçevesinde, belirsizlik altında karar alma süreçlerinin nasıl yapılandırılabileceği tartışıldı. Mimari tasarım süreçlerinde çok sayıda değişkenin aynı anda değerlendirilmesi gerektiği göz önüne alındığında, veri temelli karar modellerinin tasarımcıya önemli avantajlar sunduğu vurgulandı. Sunumda ayrıca, yapay zekânın yalnızca tasarım üretiminde değil, aynı zamanda alternatifler arasında seçim yapma, risk değerlendirme ve performans analizleri gibi süreçlerde de etkin bir karar destek mekanizması olarak kullanılabileceği ifade edildi.
II. Oturum: Mimarlık Pratiğinde Yapay Zekâ Entegrasyonu
Saat 12.00–12.45 arasında gerçekleştirilen ikinci oturumda Ebrar Eke, “Workflows with AI Integration in Architecture Practice” başlıklı sunumunu gerçekleştirdi. Bu oturumda, yapay zekâ araçlarının mimarlık pratiğine entegrasyonu, iş akışları üzerinden ele alındı. Tasarım sürecinin farklı aşamalarında kullanılan yapay zekâ araçlarının, proje geliştirme süreçlerini nasıl dönüştürdüğü uygulama örnekleriyle açıklandı. Sunumda, konsept geliştirme, görselleştirme, veri analizi ve proje yönetimi gibi aşamalarda yapay zekânın sağladığı hız ve verimlilik avantajları vurgulandı. Ayrıca, bu teknolojilerin mimarlık ofislerindeki üretim süreçlerini yeniden şekillendirdiği ve yeni mesleki yetkinlikler gerektirdiği ifade edildi.
III. Oturum: Yapay Zekâ Çağında Mimarlığın Geleceği
Öğle arasının ardından saat 14.00–14.45 arasında gerçekleştirilen üçüncü oturumda Yüksek Mimar Mustafa Kemal Kayış, “Architecture for Homo Deus” başlıklı sunumunu gerçekleştirdi. Bu oturumda, yapay zekâ ve ileri teknolojilerin insanlık üzerindeki etkileri bağlamında mimarlığın geleceği ele alındı. “Homo Deus” kavramı üzerinden, insan-makine ilişkilerinin dönüşümü ve bu dönüşümün mekânsal karşılıkları tartışıldı. Sunumda, mimarlığın yalnızca fiziksel mekân üretimiyle sınırlı olmadığı, aynı zamanda geleceğin yaşam biçimlerini ve insan deneyimini şekillendiren bir disiplin olduğu vurgulandı. Yapay zekâ ile birlikte değişen kullanıcı ihtiyaçlarının, mimari tasarım süreçlerini yeniden tanımladığı ifade edildi.
IV. Oturum: Yapay Zekâ ve Tasarım – Araştırma Temelli Bir Yaklaşım
Saat 15.00–15.45 arasında gerçekleştirilen dördüncü oturumda Doç. Dr. Semih G. Yıldırım, “Artificial Intelligence and Design: A Research-Based Approach” başlıklı sunumunu gerçekleştirdi.Bu oturumda, yapay zekâ ile mimari tasarım süreçleri arasındaki ilişki hem kuramsal hem de uygulamalı bir çerçevede ele alındı. Sunumda özellikle yapay zekâ destekli görselleştirme araçlarının tasarım süreçlerinde yarattığı “render odaklı üretim” eleştirilerek, estetik ile teknik doğruluk arasındaki dengenin önemine dikkat çekildi. Yıldırım, yapay zekânın tasarım sürecinde doğrudan üretici bir unsur olarak değil, insan düşüncesini destekleyen bir araç olarak konumlandırılması gerektiğini vurguladı. Bu bağlamda önerilen yaklaşımda, yapay zekâ tarafından üretilen fikirlerin mimarın eleştirel süzgecinden geçirilmesi ve teknik analizlerle doğrulanması gerektiği ifade edildi.
Sunum kapsamında ayrıca, insan ve yapay zekâ odaklı tasarım yaklaşımlarını karşılaştıran akademik bir çalışma da paylaşıldı . Araştırma bulgularına göre, yapay zekâ özellikle kavramsal tasarım aşamasında hız ve çeşitlilik sağlarken, uygulanabilirlik, ergonomi ve mekânsal kalite gibi konularda insan uzmanlığının belirleyici olduğu ortaya kondu. Sunumun devamında yapay zekânın lisansüstü araştırmalar için bir “araştırma ortağı” olarak kullanılabileceği vurgulandı. Özellikle veri analizi, bilgi sentezi ve literatür taraması gibi süreçlerde yapay zekânın güçlü bir destek sunduğu ifade edildi.
Öğrenci Katılımı ve Disiplinlerarası Etkileşim
ARCHai SUMMIT 26’ etkinliğinin ikinci günü de, öğrencilerin aktif katılımıyla gerçekleşen güçlü bir akademik paylaşım ortamı sundu. Yapay Zekâ ve Tasarım Kulübü’nün organizasyonuyla gerçekleştirilen etkinlik, öğrencilerin hem akademik hem de mesleki gelişimlerine katkı sağlayan önemli bir deneyim alanı oluşturdu. Katılımcılar, gün boyunca gerçekleştirilen oturumlar sayesinde mimarlık ve yapay zekâ ilişkisine dair farklı yaklaşımları karşılaştırma ve tartışma fırsatı buldu.
Mimarlık ve Yapay Zekâ Geleceğine Dair Güçlü Bir Mesaj
Saat 15.45’te gerçekleştirilen kapanış ile sona eren etkinliğin ikinci günü, yapay zekânın mimarlık alanındaki rolüne dair önemli bir çerçeve sundu. Etkinlikte öne çıkan ortak vurgu, yapay zekânın mimarlığı ortadan kaldıran değil, onu dönüştüren bir unsur olduğu yönünde oldu.
Bu bağlamda, yapay zekânın mimarlıkta etkin biçimde kullanılmasının, geleceğin tasarım süreçlerinde belirleyici bir rol oynayacağı ifade edildi. Mimarlık disiplininde başarılı olmanın, yalnızca tasarım becerileriyle değil, aynı zamanda yeni teknolojileri anlama ve kullanabilme yetkinliğiyle de doğrudan ilişkili olduğu vurgulandı.
ARCHai SUMMIT 26’, ikinci günüyle birlikte mimarlık ve yapay zekâ ilişkisini çok yönlü biçimde ele alan, öğrencilerin aktif rol aldığı ve disiplinler arası etkileşimi güçlendiren kapsamlı bir etkinlik olarak başarıyla tamamlandı.