ARCHai SUMMIT 26' - Mimarlık X Yapay Zekâ etkinliğinde 1. gün tamamlandı!
İstanbul Gelişim Üniversitesi (İGÜ), Güzel Sanatlar Fakültesi (GSF), İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı Bölümü öğrencileri tarafından kurulan, başkanlığını Özge Naz Kamiş'in, danışmanlığını Dr. Öğr. Üyesi İbrahim Erol'un üstlendiği Yapay Zekâ ve Tasarım Kulübü aracılığı ile düzenlenen ARCHai SUMMIT 26' – Architecture X Artificial Intelligence etkinliği, mimarlık ve yapay zekâ ilişkisini çok yönlü olarak ele alan kapsamlı oturumlarla gerçekleştirildi. Akademisyenler, öğrenciler ve tasarım alanına ilgi duyan katılımcıların yoğun ilgi gösterdiği etkinlik, mimarlık disiplininde yapay zekâ teknolojilerinin artan rolünü tartışmaya açarak önemli bir akademik paylaşım ortamı oluşturdu.
Günümüzde mimarlık ve iç mimarlık disiplinleri, dijital teknolojilerin gelişimi ile birlikte önemli bir dönüşüm sürecinden geçmektedir. Özellikle yapay zekâ teknolojileri, tasarım süreçlerinin yeniden tanımlanmasına, veri odaklı karar mekanizmalarının geliştirilmesine ve mimari üretim süreçlerinin hızlanmasına olanak sağlamaktadır. Bu kapsamda düzenlenen ARCH SUMMIT 26’ etkinliği, mimarlık ve yapay zekâ ilişkisini hem kuramsal hem de uygulama temelli yaklaşımlarla ele alarak disiplinler arası bir tartışma platformu sunmayı amaçladı.
Etkinlik, aynı zamanda İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı Bölümü öğrencilerinin akademik ve mesleki gelişimlerine katkı sağlayacak nitelikte bir öğrenme ortamı oluştururken, öğrencilerin organizasyon ve akademik etkinlik üretme becerilerini geliştirmeleri açısından da önemli bir deneyim sundu. Yapay Zekâ ve Tasarım Kulübü’nün öncülüğünde gerçekleştirilen etkinlik, öğrencilerin aktif rol aldığı ve akademik paylaşımın teşvik edildiği katılımcı bir organizasyon yapısıyla dikkat çekti.
Açılış Konuşmaları ve Etkinliğin Kapsamı
ARCHai SUMMIT 26’ etkinliği saat 10.30’da açılış ile başladı. Açılış konuşmalarında, mimarlık ve tasarım disiplinlerinde yapay zekâ teknolojilerinin giderek daha fazla önem kazandığına vurgu yapıldı. Yapay zekânın yalnızca teknik bir araç değil, aynı zamanda tasarım düşüncesini yeniden şekillendiren bir yaklaşım olarak değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.
Konuşmalarda, özellikle mimarlık eğitiminin dijitalleşmesi, parametrik tasarım yaklaşımlarının yaygınlaşması ve veri temelli tasarım süreçlerinin önem kazanması gibi konular ele alındı. Yapay zekâ teknolojilerinin, mimarlık ve iç mimarlık alanlarında tasarım alternatiflerinin artırılması, performans analizlerinin geliştirilmesi ve sürdürülebilir tasarım yaklaşımlarının güçlendirilmesi açısından önemli fırsatlar sunduğu vurgulandı. Ayrıca, mimarlık ve iç mimarlık eğitiminde yapay zekâ araçlarının kullanılmasıyla birlikte öğrencilerin daha analitik, araştırmacı ve disiplinler arası bir bakış açısı geliştirebildiği ifade edildi. Bu bağlamda, öğrenciler tarafından kurulan, başkanlığını Özge Naz Kamiş'in, danışmanlığını Dr. Öğr. Üyesi İbrahim Erol'un üstlendiği Yapay Zekâ ve Tasarım Kulübü’nün, bu dönüşüm sürecinde önemli bir platform oluşturduğu ve öğrencilerin güncel teknolojileri yakından takip etmelerine olanak sağladığı belirtildi.
I. Oturum: Yapay Sinir Ağlarının Mimarlıkta Kullanımı
Saat 11.00–11.45 arasında gerçekleştirilen birinci oturumda Dr. Öğr. Üyesi Ece Cantemir, “Yapay Sinir Ağlarının Mimarlıkta Kullanımı” başlıklı sunumunu gerçekleştirdi. Sunumda, yapay sinir ağlarının mimarlık ve iç mimarlık tasarım süreçlerine entegrasyonu kapsamlı biçimde ele alındı.
Dr. Öğr. Üyesi Cantemir, yapay zekâ destekli tasarım süreçlerinin mimarlık alanında giderek daha fazla kullanılmaya başlandığını ve bu süreçlerin özellikle performans odaklı tasarım yaklaşımlarında önemli avantajlar sunduğunu ifade etti. Sunum kapsamında, makine öğrenmesi algoritmalarının mimari form üretimi, mekânsal analiz ve performans değerlendirme süreçlerinde nasıl kullanılabileceği örneklerle açıklandı. Ayrıca, parametrik modelleme araçları ile yapay zekâ teknolojilerinin birlikte kullanımının, tasarım sürecini daha sistematik ve veri temelli hale getirdiği vurgulandı. Bu yaklaşımın özellikle sürdürülebilir tasarım, enerji verimliliği ve mekânsal optimizasyon gibi konularda mimarlara önemli avantajlar sağladığı ifade edildi. Sunumda, mimarlıkta yapay zekâ kullanımının yalnızca form üretimi ile sınırlı olmadığı, aynı zamanda kullanıcı davranışlarının analiz edilmesi, mekânsal konfor koşullarının değerlendirilmesi ve tasarım alternatiflerinin karşılaştırılması gibi birçok farklı alanda kullanılabileceği belirtildi. Bu bağlamda, yapay zekâ teknolojilerinin mimarlık disiplininde karar destek aracı olarak giderek daha fazla önem kazandığı vurgulandı.
II. Oturum: Yapay Zekâ ve Tasarımın Geleceği
Saat 12.00–12.45 arasında gerçekleştirilen ikinci oturumda Derya Toros, “Yapay Zekâ ve Tasarımın Geleceği” başlıklı sunumunu gerçekleştirdi. Bu oturumda, yapay zekâ teknolojilerinin tasarım süreçlerini nasıl dönüştürdüğü ve gelecekte mimarlık pratiğini nasıl şekillendireceği ele alındı.
Sunumda, yapay zekâ destekli tasarım araçlarının mimarlık ve iç mimarlık alanında yaratıcı süreçleri desteklediği ve tasarımcıların daha hızlı ve verimli çözümler geliştirmelerine olanak sağladığı ifade edildi. Ayrıca, generatif tasarım yaklaşımlarının mimarlık alanında giderek yaygınlaştığı ve tasarım alternatiflerinin hızlı biçimde üretilebilmesine olanak sağladığı vurgulandı. Derya Toros, yapay zekâ teknolojilerinin tasarımcıların yerini almayacağını, aksine tasarım sürecini destekleyen bir araç olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Bu bağlamda, mimarlık ve iç mimarlık öğrencilerinin yapay zekâ teknolojilerine hâkim olmalarının geleceğin tasarım süreçleri açısından büyük önem taşıdığı belirtildi.
III. Oturum: Yapay Zekâ ve Mimarlığın Dönüşümü
Öğle arasının ardından saat 14.00–14.45 arasında gerçekleştirilen üçüncü oturumda Ercan Durmaz, “Yapay Zekâ ve Mimarlığın Dönüşümü” başlıklı sunumunu gerçekleştirdi.
Bu oturumda, yapay zekâ teknolojilerinin mimarlık pratiğinde yarattığı dönüşüm ele alındı. Özellikle proje geliştirme süreçlerinde yapay zekâ araçlarının kullanılmasıyla birlikte tasarım süreçlerinin hızlandığı ve daha verimli hale geldiği vurgulandı. Ayrıca, mimari üretim süreçlerinde dijital teknolojilerin giderek daha fazla yer aldığı ve bu durumun mimarlık mesleğinin dönüşümüne katkı sağladığı ifade edildi. Sunumda, yapay zekâ destekli analiz araçlarının mekânsal organizasyon, kullanıcı deneyimi ve sürdürülebilirlik gibi konularda önemli avantajlar sunduğu belirtildi. Bu bağlamda, mimarlık disiplininde yapay zekâ kullanımının gelecekte daha da yaygınlaşacağı vurgulandı.
IV. Oturum: Mimarlıkta Yapay Zekâ İş Akışı
Saat 15.00–15.45 arasında gerçekleştirilen dördüncü oturumda Selman Can ve Halil İbrahim Can, “Mimari’de Yapay Zekâ İş Akışı” başlıklı sunumlarını gerçekleştirdi.
Bu oturumda, mimarlık ve iç mimarlık tasarım süreçlerinde yapay zekâ araçlarının nasıl kullanılabileceği uygulama örnekleri üzerinden ele alındı. Yapay zekâ destekli tasarım iş akışlarının, tasarım sürecinin farklı aşamalarında nasıl kullanılabileceği katılımcılarla paylaşıldı.
Sunumda, konsept tasarım aşamasından uygulama sürecine kadar yapay zekâ araçlarının farklı kullanım alanları ele alınarak, mimarlıkta dijitalleşmenin tasarım süreçlerine olan etkisi tartışıldı. Bu bağlamda, yapay zekâ teknolojilerinin tasarım süreçlerini hızlandırdığı, tasarım alternatiflerini artırdığı ve karar verme süreçlerini desteklediği vurgulandı.
Öğrenci Odaklı Akademik Bir Etkinlik
ARCHai SUMMIT 26’, İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı Bölümü öğrencileri tarafından kurulan Yapay Zekâ ve Tasarım Kulübü’nün öncülüğünde gerçekleştirilen önemli bir öğrenci organizasyonu olarak dikkat çekti. Öğrencilerin aktif rol aldığı etkinlik, akademik paylaşım ortamı oluşturmasının yanı sıra öğrencilerin organizasyon becerilerini geliştirmeleri açısından da önemli bir deneyim sundu. Etkinlik boyunca katılımcılar, mimarlık ve yapay zekâ ilişkisine dair güncel yaklaşımları dinleme ve tartışma fırsatı bulurken, aynı zamanda disiplinler arası bir öğrenme ortamı da oluştu.
Mimarlık ve Yapay Zekâ Geleceğine Katkı Sunan Bir Platform
Saat 15.45’te gerçekleştirilen kapanış ile sona eren ARCHai SUMMIT 26’, mimarlık ve yapay zekâ ilişkisini çok yönlü biçimde ele alarak katılımcılara önemli akademik ve mesleki katkılar sundu. İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı Bölümü öğrencileri tarafından kurulan Yapay Zekâ ve Tasarım Kulübü’nün öncülüğünde gerçekleştirilen etkinlik, öğrencilerin akademik üretim süreçlerine aktif katılımını teşvik eden ve disiplinler arası düşünme ortamı oluşturan önemli bir organizasyon olarak öne çıktı.
Etkinlik boyunca gerçekleştirilen oturumlar, yapay zekâ teknolojilerinin mimarlık ve iç mimarlık disiplinlerinde yalnızca bir araç değil, aynı zamanda tasarım düşüncesini dönüştüren bir yaklaşım olarak değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koydu. Yapay sinir ağlarından generatif tasarım yaklaşımlarına, veri odaklı tasarım süreçlerinden yapay zekâ destekli iş akışlarına kadar geniş bir kapsamda ele alınan konular, katılımcıların mimarlık ve tasarımın geleceğine ilişkin yeni bakış açıları geliştirmelerine katkı sağladı. Özellikle öğrenciler tarafından organize edilen bu tür akademik etkinlikler, mimarlık eğitiminde aktif öğrenme süreçlerini desteklerken, öğrencilerin mesleki gelişimlerine katkı sağlayan önemli platformlar oluşturmaktadır. Yapay Zekâ ve Tasarım Kulübü’nün gerçekleştirdiği ARCHai SUMMIT 26’, öğrencilerin akademik etkinlik üretme, organizasyon geliştirme ve güncel teknolojileri takip etme becerilerini güçlendiren önemli bir deneyim sunmuştur. Mimarlık ve yapay zekâ alanındaki gelişmelerin giderek hız kazandığı günümüzde, bu tür etkinliklerin akademik paylaşımı artırması ve disiplinler arası iş birliklerini teşvik etmesi açısından önemli bir rol üstlendiği görülmektedir.
ARCH SUMMIT 26’, mimarlık ve tasarım alanında dijital dönüşümün önemini ortaya koyan, öğrencilerin aktif rol aldığı ve akademik etkileşimi güçlendiren kapsamlı bir etkinlik olarak başarıyla tamamlandı.