07 Ekim 2026 Çarşamba
İstanbul Gelişim Üniversitesi (İGÜ), Güzel Sanatlar Fakültesi (GSF), Radyo Televizyon ve Sinema Bölümü öğrencisi Orhan Kerem Kartal’ın mezuniyet projesi kapsamında hayata geçirdiği “Dostlar Sağolsun” adlı kısa film, 63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin Sinema Okulları Öğrenci Filmleri Yarışması’nda finalist oldu.
Senaryosunu Kartal’ın kaleme aldığı “Dostlar Sağolsun”, İstanbul Gelişim Üniversitesi Radyo Televizyon ve Sinema Bölümü’ndeki mezuniyet projesi kapsamında geliştirildi. Film henüz yapım aşamasındayken Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğünün 2026 yılı destek programında yer alarak 255 bin TL Kısa Film Yapım Desteği almaya hak kazanmıştı. Bakanlığın açıkladığı listede proje, desteklenmesi uygun bulunan 15 kısa film arasında yer aldı.

Proje aşamasında aldığı yapım desteğinin ardından çekimleri tamamlanan filmin Altın Portakal’ın öğrenci filmleri yarışmasında finale kalması, “Dostlar Sağolsun”un üretim sürecinden festival seçkisine uzanan yolculuğunda yeni bir aşama oldu.

Altın Portakal’da genç sinemacılarla birlikte yarışacak

Bu yıl 63’üncüsü düzenlenen Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali, 24-31 Ekim 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Festival bünyesindeki Sinema Okulları Öğrenci Filmleri Yarışması ise Türkiye’de sinema eğitimi alan öğrencilerin çalışmalarını değerlendirmeyi ve genç sinemacıların yeni üretimlerini teşvik etmeyi amaçlıyor. Yarışmanın yönetmeliğine göre finale kalan yapımlar festival kapsamında jüri karşısına çıkacak ve sonuçlar festival sürecinde açıklanacak.

Festivalin açıkladığı bilgilere göre bu yıl öğrenci filmleri yarışmasına Türkiye genelindeki 48 üniversitenin 70 fakültesinden 70 başvuru yapıldı. Ön değerlendirme sürecinde filmler; sinema yazarı Cumhur Canbazoğlu, senarist-yazar Ceyda Aşar ve senarist-yönetmen Fırat Özeler tarafından değerlendirildi. Yarışmanın ana jürisinde ise Nihan Okutucu, Natali Yeres ve Uğur İçbak yer alıyor.

Kasım’ın sessiz yasına odaklanıyor

Sakarya’nın Karasu ilçesinde geçen “Dostlar Sağolsun”, dedesinin cenazesini bekleyen 15-16 yaşlarındaki Kasım’ın bir akşam boyunca yaşadığı içsel ve toplumsal çatışmaları merkezine alıyor. Aile ve mahalleli cenazenin gelmesini beklerken evin önüne kurulan çadırda bir araya geliyor; Kasım ise kendi yasını yaşayamadan çevresindeki yetişkinlerin yönlendirmeleri ve geleneklerin ona yüklediği sorumluluklarla baş başa kalıyor.

Çay servisi yapmak, tabak taşımak ve gelen misafirlerle ilgilenmek gibi görevler arasında sürekli hareket hâlinde olan Kasım’ın duyguları çevresindekiler tarafından fark edilmiyor. Film, karakterin dedesiyle kurduğu bağ ile kendisinden beklenen toplumsal roller arasındaki sıkışmışlığını gündelik ayrıntılar üzerinden görünür kılıyor. Kasım’ın biriken öfkesi açık bir çatışmaya dönüşmek yerine sessiz bir başkaldırı biçimini alırken, filmin adını oluşturan “Dostlar sağolsun” sözü hem yaşananlara yönelik bir sitemi hem de içinde bulunduğu düzeni kabullenişi ifade ediyor.

Bireysel yas ile toplumsal beklentiler arasındaki gerilim

Minimalist bir sinema dili üzerine kurulan film; yas, aile, mahalle kültürü, gelenek ve bireye yüklenen sorumluluklar arasındaki ilişkiye odaklanıyor. Kasım’ın kişisel kaybını yaşamak için ihtiyaç duyduğu alan ile çevresinin ondan beklediği görevler arasındaki gerilim, yapının temel çatışmasını oluşturuyor. Film bu yönüyle bireyin geleneksel toplum içindeki yalnızlığını, sessiz direnişini ve sorumluluklarla karşılaşarak olgunlaşma sürecini ele alıyor.

“Dostlar Sağolsun”un yolculuğu, yapım aşamasında aldığı kamu desteğinden festival seçkisine uzanan bir üretim sürecini de ortaya koyuyor. Kartal’ın projesinin daha önce Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü tarafından desteklenmesi, İstanbul Gelişim Üniversitesi tarafından da duyurulmuş; filmin mezuniyet projesi olarak geliştirildiği belirtilmişti.

Güzel Sanatlar Fakültesi olarak öğrencimiz Orhan Kerem Kartal’ı tebrik eder, “Dostlar Sağolsun”un Altın Portakal’daki festival yolculuğunda başarılar dileriz.