Güzel Sanatlar Fakültesi - gsf@gelisim.edu.tr
Memnuniyet ve Önerileriniz için   İGÜMER
 Güzel Sanatlar Fakültesi - gsf@gelisim.edu.tr


 Dr. Öğr. Üyesi Volkan Öztaş ile röportaj gerçekleştirdik!

İstanbul Gelişim Üniversitesi (İGÜ), Güzel Sanatlar Fakültesi (GSF), İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı (İng.) Programı akademisyenlerinden Dr. Öğr. Üyesi Volkan Öztaş, Erasmus+ tecrübesi, kariyeri, araştırma alanlarına yönelik sorularımızı yanıtladı:

1.)  Merhaba öncelikle kendinizi tanıtır mısınız? Eğitim hayatınızdan bahseder misiniz?

1980 yılında Malatya’da doğdum. 2016 yılında Malatya Fen Lisesi’nden mezun olana kadar eğitim hayatım Malatya’da geçti. Daha sonra sırasıyla Gaziantep Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü’nü, İTÜ Mimarlık Fakültesi’nde yüksek lisans ve doktora eğitimimi tamamladım. Yüksek lisans ve doktora sürecimde hem üniversitelerde dışarıdan ders vermeye başladım hem de profesyonel sektörde çeşitli projelerde yer aldım. İlk dönemlerde farklı inşaat ve proje şirketlerinde çalışma imkânı bularak mimari ve mühendislik projelerinin hem projelendirme hem de uygulama aşamalarında deneyim kazandım. İlerleyen yıllarda kurduğum şirketler aracılığıyla proje üretimi ve saha uygulamalarına devam ettim.

Mezun olduğum günden beri hedeflediğim akademik kariyerimi sürdürülebilir bir şekilde devam ettirme kararı alarak 2024 yılı itibarıyla İstanbul Gelişim Üniversitesi’nde tam zamanlı olarak İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı Bölümü’nde Dr. Öğr. Üyesi olarak görev yapmaya başladım.

2.)  Akademik çalışmalarınızı şekillendirirken en çok ilham aldığınız kaynaklar veya teorik çerçeveler nelerdir?

Disiplinler arası çalışmalar her zaman ilgimi çekti. Bu nedenle mühendislik lisansımın ardından mimarlık alanında lisansüstü eğitimime devam etmeyi tercih ettim. Antik Yunan’dan 1800’lü yıllara kadar mimarlık ve mühendisliğin uzun süre aynı bilim alanı içinde değerlendirildiğini ve birçok yapıda hem mimari hem de mühendislik kararlarının birlikte ele alındığını görüyoruz. Bu anlamda “mimar-mühendis” kavramı, tarihsel örnekler için oldukça yerinde bir tanım.

Özellikle Antik Yunan ve Roma mimarisi, Rönesans dönemi mimarlık ve mekanik tasarımları ile Osmanlı mimarisinde mimarlık ve mühendisliğin birlikte ele alındığı yaklaşımlar ilgi alanımda. Mimar Sinan’ın eserlerindeki yapısal ve mekânsal kararların bütüncül kurgusu; Antik Yunan’da Kallikrates ve İktinos’un Parthenon’unda görülen oran, düzen ve taşıyıcı sistem yaklaşımı; Antik Roma’daki Kolezyum’un mimari ve statik dengesi; Rönesans’ta mimarlık ile mühendisliğin birlikte üretildiği örnekler, benim için disiplinler arası düşünmenin güçlü referansları arasında yer alıyor.

3.) Erasmus Personel Hareketliliği kapsamında Polonya'daki State University of Applied Sciences in Przemyśl (PANS) kurumunu tercih etme nedeniniz neydi? Oradaki akademik atmosferi ve eğitim yaklaşımını İstanbul Gelişim Üniversitesi ile kıyasladığınızda neler gözlemlediniz?

Polonya, Kuzey Avrupa’da yer alan ve Avrupa Birliği üyesi bir ülke olarak uzun süredir merak ettiğim bir coğrafyaydı. Tarih boyunca birçok savaş yaşamış, farklı dönemlerde farklı yönetimler altında kalmış ve yeniden özgürlüğünü kazanmış bir ülke olması, mimarisine de çeşitli üslup ve etkilerin yansımasına neden olmuş. Bu çeşitliliği yerinde gözlemlemek benim için önemli bir deneyimdi.

Przemyśl kenti Ukrayna sınırına yakın; tarihî dokusu güçlü, yer yer Rus mimarisinin etkilerini de taşıyan bir şehir. PANS nispeten küçük bir üniversite olmasına rağmen özellikle 3B görselleştirme, bilgisayar altyapısı ve VR gözlüklerle desteklenen modelleme gibi dijital olanaklara ciddi yatırım yaptıklarını gördüm. Bunun yanında birinci sınıf derslerinde el çizimine de önem vererek öğrencilerin serbest el becerilerini geliştirmeye yönelik dersler sunmaları dikkat çekiciydi. Kısacası teknoloji ile el çizimini birlikte güçlendirmeyi hedefleyen dengeli bir eğitim stratejileri olduğunu gözlemledim. Ayrıca derslerin çoğunda maksimum 15 kişilik sınıflarda proje eğitimi yürütmeleri, öğrenciyle birebir iletişimi artırarak öğrenme sürecini destekliyor; bu yaklaşımın uluslararası platformlarda ve yarışmalarda başarıyı da olumlu etkilediğini düşünüyorum.

4.) State University of Applied Sciences in Przemyśl (PANS) kurumunda birlikte yürüttüğünüz atölye çalışmalarından bahseder misiniz? Bu atölyelerde özellikle hangi teknik konulara veya tasarım yaklaşımlarına odaklandınız?"

Genel olarak kendi uzmanlık alanım olan 3B modelleme ve proje atölyelerine katıldım. Özellikle yüksek performanslı bilgisayar atölyesi ve VR gözlüklerle tasarım için ayrılmış özel alan, bizim üniversitemizde de uygulanabilecek sistemler olarak ilgimi çekti.

Bilgisayar ortamında geliştirilen projelere VR gözlüklerle bağlanıp mekânı üç boyutlu şekilde gezerek tasarım kararlarını anlık değerlendirebilmek ve gerektiğinde değişiklik yapabilmek, öğrencilerin mekânsal algısını güçlendiren çok etkili bir destek olarak öne çıkıyor. Üstelik sadece iç mekânla sınırlı kalmayıp bina dışına çıkarak dış çevre ile iç mekân ilişkisini de deneyimleyebilmek, gerçekten ufuk açıcı bir tecrübeydi.

5.) Bu tür uluslararası hareketlilik programlarının bir akademisyenin vizyonuna katkısını nasıl tanımlarsınız? Hem meslektaşlarınıza hem de yurt dışı imkânlarını değerlendirmek isteyen öğrencilerinize bu deneyiminizden yola çıkarak ne gibi tavsiyelerde bulunursunuz?

Yurt dışı seyahatlerinin yoğun bir programla geçmesi nedeniyle ciddi bir yorgunluk oluşturması ve yemek kültürlerindeki farklılıkların zaman zaman zorlayıcı olması elbette gerçek. Ancak elde edilen deneyimle karşılaştırıldığında bunlar çok küçük detaylar olarak kalıyor. Farklı kültürleri tanımak, dil becerilerini ve sosyal ilişkileri geliştirmek; farklı ülkelerdeki eğitim sistemlerini yerinde gözlemleyerek kendi kurumumuz için geliştirilebilir uygulamalar düşünmek, gerçekten paha biçilemez kazanımlar sağlıyor. Öğrencilerime ve akademisyen meslektaşlarıma önerim; yalnızca Erasmus programlarını değil, dünya genelinde açılan burs ve destek programlarını da düzenli olarak takip etmeleri. Özellikle çalışma alanlarıyla ilgili yurt dışındaki akademisyenlerle kuracakları iletişim ve iş birlikleri, yeni burs ve destek programlarının kapısını aralayabilir. Bu programa katılmamda destek oldukları için İstanbul Gelişim Üniversitesi Erasmus Ofisi’ne, Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanlığına ve İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı Bölümü’ne teşekkür ederim.
 
Dr. Öğr. Üyesi Volkan Öztaş’a teşekkür eder, kariyerinde başarılar dileriz...



Haberler Tüm Haberler