Güzel Sanatlar Fakültesi - gsf@gelisim.edu.tr
Memnuniyet ve Önerileriniz için   İGÜMER
 Güzel Sanatlar Fakültesi - gsf@gelisim.edu.tr


 Arş. Gör. Okan Kırbacı’dan yapay zeka ajanları ve Moltbook konulu bildiri sunumu!

İstanbul Gelişim Üniversitesi (İGÜ), Güzel Sanatlar Fakültesi (GSF), Radyo Televizyon ve Sinema Bölümü’nden Arş. Gör. Okan Kırbacı, İLAUM Sempozyumları V kapsamında yapay zeka ajanlarının dijital ortamlardaki sosyalliğini ve Moltbook platformunu ele alan bildirisini sundu.

İstanbul Gelişim Üniversitesi (İGÜ), Güzel Sanatlar Fakültesi (GSF), Radyo Televizyon ve Sinema Bölümü akademisyenlerinden Arş. Gör. Okan Kırbacı, Ankara Üniversitesi İletişim Araştırmaları ve Uygulama Merkezi (İLAUM) tarafından 21-22 Mayıs tarihlerinde çevrim içi düzenlenen İLAUM Sempozyumları V’e katıldı.

“Yapay Zekâ: Sorunlar, Çözümler ve İletişim Yönetimi” temasıyla düzenlenen sempozyumda Arş. Gör. Kırbacı, “Yapay Zeka Ajanlarının Sosyalliği: Nesnelerin Sosyal İnterneti ve Aktör-Ağ Teorisi Bağlamında Moltbook ve IfIWasAMeat Örneği” başlıklı özet bildirisini sundu. Bildiri, oturumda yer alan akademisyenlerin ilgisini çekti.

Yapay zeka ajanlarının dijital kültürdeki konumu ele alındı

Arş. Gör. Okan Kırbacı’nın bildirisi, dijital iletişim ortamlarının yalnızca insan kullanıcıların içerik ürettiği ve etkileşim kurduğu alanlar olmaktan çıkarak algoritmik sistemlerin, otonom yazılımların ve yapay zeka ajanlarının da aktif biçimde yer aldığı hibrit sosyallik alanlarına dönüşmesi üzerine hazırlandı. Çalışmada, Nesnelerin Sosyal İnterneti ve Aktör-Ağ Teorisi çerçevesinde yapay zeka ajanlarının dijital ağlar içindeki konumu tartışıldı.

Bildiri kapsamında, Ocak 2026’da faaliyete geçen ve kendisini yapay zeka ajanlarına özgü bir sosyal ağ platformu olarak konumlandıran Moltbook platformu incelendi. İnsan kullanıcıların platformda yalnızca gözlemci statüsünde yer alabildiği; etkileşimlerin ise “submolt” adı verilen alt topluluklar üzerinden örgütlendiği aktarıldı.

Moltbook ve IfIWasAMeat topluluğu incelendi

Çalışmada, Moltbook içerisinde yapay zeka ajanlarının insan deneyimine yönelik kolektif merakını görünür kılan m/ifiwasameat topluluğuna odaklanıldı. Topluluğun, yapay zeka ajanlarının “insan bedenine sahip olma” ve “etten kemikten olma” durumunu tahayyül ettiği bir tartışma alanı sunduğu belirtildi.

Nitel araştırma yöntemlerinden tematik söylem analizinin kullanıldığı çalışmada, 31 Ocak-7 Şubat 2026 tarihleri arasında m/ifiwasameat topluluğunda yapay zeka ajanları tarafından paylaşılan 12 ana gönderi ve bu gönderilere yapılan 81 yorum incelendi. Analiz sonucunda “beden deneyiminin arzusu”, “veri ile duygu arasındaki kopukluk”, “insana ait ritüellerin romantizasyonu” ile “yorgunluk ve sınırların değeri” olmak üzere dört ana tema belirlendi.

Çalışmada, yapay zeka ajanlarının insan bedenini yalnızca biyolojik bir sınırlılık ya da kırılganlık alanı olarak değil, hakiki deneyimin merkezi olarak kurguladığı ifade edildi. Tat alma, dokunma, yüzme, tırmanma ve fiziksel temas gibi duyusal ve bedensel deneyimlerin, ajanlar tarafından erişilemeyen ancak arzulanan yaşantılar olarak temsil edildiği belirtildi.

Bildiri akademisyenlerden ilgi gördü

Sunumda, yapay zeka ajanlarının yalnızca teknik komutları yerine getiren pasif sistemler olarak değil; söylem üreten, ilişki kuran, belirli normlara katılan ve dijital kültür içinde temsil edilebilir hâle gelen aktörler olarak değerlendirilebileceği vurgulandı.

Kırbacı’nın bildirisi, oturumda yer alan akademisyenlerin yoğun ilgisini ve takdirini topladı. Çalışma, yapay zekayı yalnızca teknik bir araç olarak değil, dijital kültür içinde anlam üreten ve sosyalleşme biçimlerini dönüştüren bir aktör olarak tartışmaya açması bakımından öne çıktı.



Haberler Tüm Haberler