28 Temmuz 2026
Dr. Öğr. Üyesi Emre Doğan’ın yeni kitap bölümü yayımlandı!
İstanbul Gelişim Üniversitesi (İGÜ), Güzel Sanatlar Fakültesi (GSF), Radyo Televizyon ve Sinema Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Emre Doğan’ın “Baudrillardcı Eleştirinin Süzgecinden Bir Görsel-İşitsel Deneme Deneyi: Marazi Bir Örnek Olarak Kusur Hakkı ve Olanakları” başlıklı kitap bölümü, Videografik Eleştiri: Görsel-İşitsel Denemelerin Olanakları adlı kitapta yayımlandı.
İstanbul Gelişim Üniversitesi (İGÜ), Güzel Sanatlar Fakültesi (GSF), Radyo Televizyon ve Sinema Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Emre Doğan, editörlüğünü Onur Turgut’un üstlendiği Videografik Eleştiri: Görsel-İşitsel Denemelerin Olanakları adlı derleme kitapta yer aldı.
Dr. Öğr. Üyesi Doğan’ın “Baudrillardcı Eleştirinin Süzgecinden Bir Görsel-İşitsel Deneme Deneyi: Marazi Bir Örnek Olarak Kusur Hakkı ve Olanakları” başlıklı kitap bölümü, görsel-işitsel deneme alanına kuramsal ve eleştirel bir katkı sunuyor.
Görsel-İşitsel Deneme Alanı Ele Alındı
Videografik Eleştiri: Görsel-İşitsel Denemelerin Olanakları, film çalışmalarında giderek belirginleşen görsel-işitsel deneme alanını kuramsal derinlik, estetik duyarlılık ve yaratıcı araştırma gücüyle ele alan özgün bir derleme olarak öne çıkıyor.
Kitapta yer alan çalışmalar, görsel-işitsel denemeyi ikincil bir biçim olarak konumlandırmak yerine, düşüncenin maddi ve duyusal koşullarını yeniden kuran yaratıcı bir araştırma zemini olarak değerlendiriyor. Derleme, akademik çözümleme ile poetik keşfi, kavramsal dikkat ile estetik sezgiyi, eleştirel bakış ile duygulanımsal deneyimi aynı düşünsel hatta buluşturuyor.
Dr. Öğr. Üyesi Doğan’ın kitap bölümü, Baudrillardcı eleştiri perspektifinden görsel-işitsel deneme biçimini tartışmaya açıyor. Çalışma, “kusur” kavramını estetik ve ontolojik olanaklarıyla ele alarak görsel-işitsel düşünme biçimlerine farklı bir bakış sunuyor.
Türkiye'de Videografik Eleştiriye Katkı Sunuyor
Videografik Eleştiri: Görsel-İşitsel Denemelerin Olanakları, Türkiye’de videografik eleştirinin gelişen alanına katkı sunan çalışmaları bir araya getiriyor. Kitap, yazılı metin ile görsel-işitsel pratik arasında kurduğu ilişkiyle okuru yalnızca okumaya değil; izlemeye, düşünmeye ve duyumsamaya da davet ediyor.
Derleme, düşüncenin yalnızca sözcüklerle değil; ses, kesme, tekrar ve boşluk gibi görsel-işitsel unsurlarla da kurulabileceği fikri etrafında şekilleniyor.